Hiç şüphe yok ki son 10 yılda dünya çok değişti. Bugün kullandığımız teknolojilerile 10 yıl öncenin teknolojilerini kıyaslamaya kalkarsak ortaya çok komik durumlar çıkabilir. Kullandığımız telefonlardan, mutfaklarımızdaki buzdolaplarına kadar çok farklı teknolojileri kullanır olduk. Nesnelerin interneti(IoT) teknolojisi sayesinde, birkaç sene sonra buzdolabılarımız yumurta siparişi verebilecek, ekmek sepetimiz ise ekmek bittiğinde cep telefonumuza, ‘Eve gelirken ekmek al’ şeklinde mesaj gönderebilecek. Geliştirilen robotların ise neler yaptığını hep beraber izliyoruz zaten, anlatmaya gerek yok, mükemmel…

Kısacası dünya A’dan, Z’ye dijitalleşti. Ama dijitalleşen sadece dünya olmadı. Dünya yeni teknolojilere ayak uydurmaya çalışırken, bu teknolojileri kullanan başkaları da oldu: Kötü insanlar.

Dijitalleşen dünyayla birlikte, kötülük de dijitalleşti. Sokaklarda, parklarda, kuytu köşelerde kötülük yapan insanlar, teknolojiye adapte olup, teknolojinin insan hayatına sunduğu nimetleri art niyetleri için kullanır oldular.

Anne, babalar çocuklarını gündelik hayattaki tehlikelerden korumak için büyük çaba sarfediyorlar. Görüştükleri arkadaşları, ‘takıldıkları’ mekanları, eve geliş-gidiş saatlerini, psikolojik durumlarını vs vs sürekli takip edip, başlarına gelebilecek problemleri minimum seviyeye hatta sıfıra indirmeye çalışıyorlar. Ama iş internet dünyasına geldiğinde ebeveynlerin bu konuda pek hassas olduğunu düşünmüyorum. Çocuklarının internette kimlerle arkadaşlık yaptıklarını, kimlerle oyun oynadıklarını, kimlerle mesajlaştıklarını pek takip etmiyorlar hatta daha acısı pek umursamıyorlar.

Yaşadığımız bu çağda dijital dünyadaki tehlike en az sokaktaki tehlike kadar ciddiye alınmalı ve takip edilmeli. Uzun zamandır haber sektöründe çalışan biri olarak aşağıda verdiğim örneklere benzer binlerce habere şahit olduğumu üzülerek söylemek istiyorum. Bu tarz haberler o kadar çoğaldı ve sıradanlaştı ki Survivor ya da diğer magazin haberlerinin gerisinde kalıp manşetlere çıkmıyor bile.

  • Kendini İnternette 15 Yaşında Tanıtan 57 Yaşındaki Adam 17 Yaşındaki Kıza Tecavüz Etti
  • İnternette Tanıştıkları Kıza Tecavüz Eden 3 Kişi Tutuklandı
  • İnternette Tanıştığı Kıza Tecavüz Etti
  • Facebook’tan Tanıştığı 14 Yaşındaki Kıza Tecavüz Etti
  • Sosyal Medyada Tanıştığı 11 Yaşındaki Erkek Çocuğuna Tecavüz Etti
  • Oyunda Tanıştığı 13 Yaşındaki Çocuktan Çıplak Fotoğraflarını İsteyen 60 Yaşındaki Adam Yakalandı
  • Mavi Balina Oyunu Oynayan 17 Yaşındaki Genç İntihar Etti
  • İntihar Eden 14 Yaşındaki Çocuk Mavi Balina Oyunu mu Oynuyordu?

Yukardaki haber başlıklarını yazarken bile tüylerim diken diken oldu. Biliyorum bunları yazmak, üzerine birkaç cümle konuşmak bile can acıtıcı ama ailelerin bu konuya dikkat etmesi için üzerine basa basa konuşmak ve yazmak lazım.

Bu konuda anne-babalara, abilere-ablalara, halalara, amcalara çok iş düşüyor. Lütfen çevrenizdeki çocukların internet hareketlerini kontrol edin. Kimlerle konuşuyorlar, nasıl insanlarla sanal arkadaşlıklar kuruyorlar, internet kullanımlarından son tavırlarında bir değişiklik oluyor mu, kimlerle mesajlaşıyorlar.. Acı sonuçlarla karşı karşıya kalmamak için bu takibi yapmak zorundasınız…

Bu konunun vehameti ve dijital kötülüğün ne seviyeye geldiği konusunda size fikir verebilecek 3 film önermek istiyorum. Çevremdeki bütün ebeveynlere bu filmleri izlemeleri telkininde bulunmaya çalışıyorum. Bu filmleri izledikten sonra çocuklarınızın, kardeşlerinizin, yeğenlerinizin internette ne gibi tehlikelere maruz kalabilecekleri konusunda önemli fikirlere sahip olacağınızı düşünüyorum.


1- Disconnect(Sanal Hayatlar)

Bu filmde, arkadaşlarının internet üzerinden yaptığı bir şaka yüzünden hayatı kararan gencecik bir çocuğun yaşadığı kötü olaylara şahit olacaksınız.


2- Trust

14 yaşındaki Annie  internette tanıştığı bir genç ile arkadaşlık kurar. Kurduğu arkadaşlık sanal alemden telefonla görüşme boyutlarına ulaşır. Annie ve internnerte tanıştığı adam gerçek hayatta buluşmak için sözleşirler. Buluştuklarında Annie’nin karşısında çok farklı biri çıkar ve kötü olaylar yaşanır..

 


3- Nerve

Nerve adındaki bir internet sitesi, oyuncuların cesaretinin test edildiği ve siber ortamda naklen yayımlanacak olan bir oyunun duyurusunu yaptığında, binlerce kişi katılımcı olarak başvuruda bulunur. Bugün çokça konuştuğumuz Mavi Balina oyununa benzer bir oyun, gençler için kötü sonun başlangıcı olur.